Tiyatro ve sinema sanatçısı Nihat Nikerel toprağa verildi.
Önceki gün çocukları tarafından evinde ölü bulunan Nikerel için Levent Camisi’nde bir tören düzenlendi.
Törene, başta ailesi olmak üzere, İlyas Salman, Şemsi İnkaya, Ferdi Tayfur, Berhan Şimşek ve Arzum Onan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı ile DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve İstanbul Kültür A.Ş Müdürü Nevzat Bayhan katıldı.
Oğulları Kerem, Emrah ve kızı Zeynep Nikerel cami avlusunda, taziyeleri kabul etti.
Öğlen kılınan cenaze namazının ardından alkışlarla camiden uğurlanan Nikerel’in cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT) perdelerini 1 Ekim’de “İstibdat Kumpanyası” oyunuyla açmaya hazırlanıyor. Bu yıl 60. yılını kutlayacak olan Devlet Tiyatroları, tamamı yerli yazarlara ait yeni oyunları sergileyecek.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TDT Müdürü Fatih Dokgöz, Uğur Saatçi’nin yazdığı ve Barış Erdek’in yönetmenliği yaptığı oyunda Osmanlı’nın son dönemlerinde tiyatro yapmaya çalışan amatör bir topluluğun çalışmalarının anlatıldığını belirtti.
Devlet Tiyatroları için bu yılın çok önemli olduğunu dile getiren Dokgöz, “Devlet Tiyatroları (DT)18 ilde sanat yaşamını sürdürmekte. Yaptığı turnelerle de tüm ülkede faaliyet göstermekte. Bu yıl 60. yılımız. Bu yıl bizim için çok değerli.” dedi.
DT Genel Müdürlüğü’nün bu yıl için önemli bir proje hazırladığını kaydeden Dokgöz, “1 Ekim’de sahne alacak bütün oyunlarımızın tamamı yerli yazarlara ait. Oyunlar bu sezon ilk kez sahnelenecek. Bu proje, hem Türk tiyatrosuna yeni yazarlar kazandırma hem de seyirciye yeni oyunlar sunma adına çok önemli.” diye konuştu.
TDT olarak da 22 yaşına girdiklerini anlatan Dokgöz, şuana kadar kendilerini yalnız bırakmayan sanatseverleri yeni sezonda da salonlarda görmek istediklerini sözlerine ekledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve İzmir Valisi Kıraç Haberleri’>Cahit Kıraç, orman köylüleriyle beraber senfoni dinledi. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO)’nın Menderes ilçesine bağlı Çatalca köyünde verdiği konsere, çevredeki 17 orman köyünden vatandaşlar katıldı. Konserde, halk türküleri ve Türk eserlerinden de örnekler sunuldu.
Bakanlık görevini üstlenişinin 25. ayı olduğunu belirten Ertuğrul Günay, “Bakanlık dönemimin en güzel gecesini yaşadım. Hükümet olarak hedefimiz, şehirdeki insanların sahip olduğu bütün imkanları köylere de götürmek.” dedi.
İZDSO Müdürü Kenan Gökkaya’yı da sosyal sorumluluk projelerinden dolayı tebrik eden Bakan Günay, bu tür konserlerin arttırılması için ellerinden gelen desteği vereceklerini söyledi.
Funda Arar, 30 Eylül Çarşamba günü İzmirlilerle buluşacak. Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın 10. yılı dolayısıyla düzenlenecek programa konuk sanatçı olarak katılacak Arar, popüler şarkılarını seslendirecek.
Fuar Açık Hava Tiyatrosu’nda saat 21.00′de başlayacak konser, ücretsiz davetiyeli olacak. Vatandaşlar, Fuar Açık Hava Tiyatrosu ve İsmet İnönü Sanat Merkezi gişelerinden ücretsiz davetiyelerini alabilecek.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen ‘Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’ 14 – 22 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival kapsamında 12 Türk filminin yarışacağı ‘Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması’na başvurular, 10 Ekim Cumartesi günü sona erecek.
Türk Sineması’nı desteklemek ve film üretimini teşvik etmek amacıyla düzenlenen ‘Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması’, bu yıl 2. kez gerçekleştirilecek. Bursa’da sinemaseverlerin yoğun ilgisini toplayan ‘Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması’nda, 2009 yılı yapımı veya 2009 yılı ‘Eser İşletme Belgesi’ almış olan 12 Türk filmi ‘Altın Karagöz Ödülü’ için yarışacak. Yarışmaya katılması uygun görülen filmler Ali Sönmez, Sinema Yazarı ve SİYAD Üyesi Alin Taşçıyan, Bir Film Genel Müdürü Ersan Çongar, Oyuncu İzzet Günay, Yapımcı ve ‘Lale Film’in Kurucusu Necip Sarıcı ve Bursa Kültür A.Ş. Genel Müdürü Rıfat Bakan’dan oluşan Festival Danışma Kurulu ile Festival Yönetmeni Ali Çalışır’ın belirlediği ön jürinin değerlendirmesine sunulacak. Ön elemeden geçen filmler ise 27 Ekim Salı günü yapılacak basın toplantısında duyurulacak.
Yarışmaya katılan filmler, yarışma ana jürisi tarafından ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yönetmen’, ‘En İyi Senaryo’, ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu’ kategorilerinde değerlendirilecek. ‘En İyi Film’ kategorisinde ödüle değer görülen film ‘Altın Karagöz Ödülü’ ve 50 bin TL para ödülü; ‘En İyi Yönetmen’ dalında ödüle layık bulunan eserin yönetmeni ise ‘Altın Karagöz Ödülü’ ve 25 bin TL para ödülünün sahibi olacak. ‘En İyi Senaryo’, ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu’ kategorilerinde de jüri tarafından ödüle değer görülen sanatçılar, ‘Altın Karagöz Ödülü’nü almaya hak kazanacak. Ödüle değer görülen filmler ve sanatçılar ödüllerini, 20 Kasım Cuma günü yapılacak ‘Festival Kapanış Gecesi’nde alacak. Yarışmaya katılmak isteyen ve şartnamede belirtilen özelliklere uygun olan film sahipleri, son başvuru tarihine kadar festival merkezine başvurabilecek
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 ve 1936 yıllarında İstanbul Beylerbeyi Sarayı’nda başlattığı, ancak o günden sonra bir daha yapılamayan “Balkanlılar Halk Oyunları Festivali” İzmir’de yeniden yaşatılıyor. Şehirdeki Balkan Rumeli Dernekleri Federasyonu’nun işbirliğiyle canlandırılan festival, bu yıl beşinci defa düzenlenecek. Renkli bir programla altı gün boyunca bayram havası estirmeyi amaçlayan festival, 2-7 Ekim arasında yapılacak.
Büyükşehir Belediyesi, festivalin bütün İzmirlilere ulaşmasını hedefleyerek geniş yelpazeli bir program hazırladı. Bu amaçla Cumhuriyet, Konak ve Gündoğdu meydanlarının yanı sıra başta ilçelerdeki meydanlar, otobüs son durakları ve parklar olmak üzere halkın yoğun bulunduğu noktalarda halk dansları gösterileri sunulacak. Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda Haris Alexiou konseri, Gündoğdu Meydanı’nda ise Anadolu Ateşi dans gösterisi sergilenecek. Festivale, 10 ülkeden toplam 400 kişilik halk oyunu ekipleri katılacak.
İlk gün Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’ndeki Kemal Baysak Özel Koleksiyon sergisi açılacak. Cumhuriyet Meydanı’ndaki açılıştaki konuşmalar, seremoni ve ilk gösterilerin ardından Konak’a kadar kortej yürüyüşü yapılacak. Aynı gün Konak Meydanı’nda halk dansları gösterileri, saat 21.00′de de Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda Haris Alexiou konseri olacak.
3 Ekim Cumartesi Sarnıç Meydanı, Şemikler Fikri Altay Futbol Sahası ve Alsancak Dominik Caddesi’nde, 4 Ekim Pazar Gültepe otobüs son durağı, Narlıdere Demokrasi Meydanı ve Çamdibi Atatürk Parkı’nda, 5 Ekim Pazartesi Urla Cumhuriyet Meydanı, Karşıyaka Çarşı girişi ve Çiğli Yeni Mahalle Pazaryeri’nde, 6 Ekim Salı Gaziemir Meydanı ve Buca Çevik Bir Meydanı’nda halk dansları gösterileri yapılacak. Son gün olan 7 Ekim Çarşamba saat 21.00′de ise Gündoğdu Meydanı’ndaki Anadolu Ateşi ile festival programı sona erecek.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde ‘Ağrı Dağı Efsanesi’ operası sahnelendi. İshak Paşa Sarayı’nda sahnelenen operayı izlemeye gelenlerden bazıları soğuk hava nedeniyle battaniye kullanmak zorunda kaldı.
4. Uluslararası Ağrı Dağı Efsanesi Festivali kapsamında Yaşar Kemal’in aynı adı taşıyan romanından Çetin Işıközlü tarafından sahneye uyarlanan “Ağrı Dağı Efsanesi” operası, İshak Paşa Sarayı’nda sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Gürcistan Devlet Senfoni Orkestrası’nın da hazır bulunduğu operada, Ankara ve İstanbul Devlet Opera sanatçıları sahne aldı.
Etkinlik, 27 Eylül Dünya Turizm Günü nedeniyle Ağrı Valiliği’nin katkıları ile Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) tarafından düzenlendi.
Programda konuşan ATİD Başkanı Seçim Aydın, “Türkiye’de bulunan kültürel değerlerin turizm aracılığı ile dünyaya aktarmasında ulaştığı seviyenin ve bunları birer tanıtım imkânı olarak kullanabilmesinin bir göstergesi olması açısından bu etkinlik özel bir önem taşıyor.” dedi.
Ağrı Valisi Mehmet Çetin de, “Yaşamanın çok zahmetli olduğu ilimizin tarihi mekânlarını bu tür etkinliklerle dünya çapında duyuracak olmanın heyecanı içerisindeyim.” diye konuştu.
Sahnelenen operanın ardından Vali Çetin, etkinliğe katılan sanatçılara plaket verdi.
Öte yandan, etkinliğe katılamayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, tebrik mesajı göndererek Dünya Turizm Günü’nü kutladılar.
BATTANİYEYE SARILDILAR
Bu arada, operaya soğuk hava damgasını vurdu. Akşam saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altında eksi 3 dereceye kadar düştüğü İshak Paşa Sarayı’nda sahnelenen operaya çok sayıda vatandaş ilgi gösterdi. Operayı izlemeye gelenler soğuktan battaniyelere sarıldı.
Nokta” filmiyle girdiği yabancı film dalında Oscar aday adaylığını yarışını bir oy farkla Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filmine kaptıran Derviş Zaimoğlu, Güneşi Gördüm filminin Oscar için yeterli kriterleri taşımadığını söyledi. Ünlü yönetmen Oscar’da boy gösterecek filmin Kuzey Amerika dağıtımın ve Toronto prömiyerinin yapılması gerektiğini ifade etti. Türk sinemasının son yıllardaki gelişimine de değinen Zaimoğlu, “Senede film sayısının 70′e dayanması biraz spekülatiftir. Bunda, su akarken kovayı dolduralım mantığı var.” dedi.
Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm” filmi bir oy farkla, Derviş Zaimoğlu’nun “Nokta” filmini geçerek Oscar’da Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Uluslararası alanda birçok ödül alan ünlü yönetmen Derviş Zaimoğlu, Oscar’da, Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde yarışacak filmin ne gibi kriterleri barındırması gerektiğini anlatarak “Güneşi Gördüm”‘ün bu kriterlerden bazılarını taşımadığını söyledi. Kendi filminin elenmesi ile ilgili, “Yarışmaya katılmayı istediysen jürinin kararına saygı duymalısın” diyen Zaimoğlu, “Bundan sonra bizim yapmamız gereken Türkiye’yi uluslararası alanda temsil edebilecek gelişmeyi sağlamaktır. Sonuçta her jüri sübjektiftir. Benim filmim çok önemli festivallerde gösterildi. Nokta, Asya Pasifik’in Oscar adayıydı. İlk 5 film içine girdi.” diye konuştu. Bir filmin Oscar’da Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde yarışabilmesi için gerekli kriterleri sayan Zaimoğlu, “Filmden başarı beklemek için Kuzey Amerika dağıtımının ve Toronto prömiyerinin yapılması gerekir. Güneşi Gördüm filminde bu yok.” ifadelerini kullandı.
Türk sinemasının son yıllardaki seyrinden de bahseden Zaimoğlu, çok fazla film yapılmasının olumlu ve olumsuz yönlerine değindi. Sinema sektöründeki bu hareketliliği olumlu bulduğunu belirten Zaimoğlu, “Buna rağmen bir takım çekincelerim de var. Senede 70′e dayanan film biraz spekülatiftir. Su akarken kovayı dolduralım mantığı var. Ham hırsların esiri olmak var. Ayağını yorganına göre uzatamamak var. Film sayısının 5 ila 10 sene içinde 30-35′e düşmesini ve normalleşmesini bekliyorum.” dedi. Türk sinemasının uluslararası alanda olumlu bir izlenim bırakmaya başladığını anlatan ünlü yönetmen, bu havanın sürdürülebilmesi için, dünya ile aynı dili konuşan, kültürel problemlerin nasıl aşılacağını gösteren bir iradeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Kültür Bakanlığı’nın 2004 yılından beri başlattığı sinema sektörüne yardımlarını olumlu bulan Zaimoğlu, buna rağmen 200-250 Bin TL’lik yardımın kısıtlı olduğunu ifade etti. “Kültür Bakanlığı önemli bir katkı başlattı ancak bu katkı diri değil. Bir filmin maliyeti 650 ila 900 Bin TL arasında. Sponsorlukların ve diğer kurumların katkılarının da yetersiz olması sinema sektörünü zor durumda bırakıyor. Bazıları battığı halde film yapmaya devam ediyor.” diyen Zaimoğlu, bu nedenle uluslararası alanda başarı sağlayacak yönetmenlerin kelle koltukta olduğu belirtti. Türk sinemasına rağbet eden seyirci kitlesinde ciddi bir artış olduğuna dikkat çeken ünlü yönetmen, sinemaseverler hakkında da şöyle konuştu: “Bundan sonra bu seyirciyi korumaya ve eğitmeye çalışmalıyız. Geçmişle kıyaslarsak seyirciler daha elit fakat sayıları yetersiz.”
Sinemaya gönül veren Derviş Zaimoğlu, son zamanlarda en beğendiği filmin Ahmet Uluçay’ın “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” filmi olduğunu belirterek yeni projesi “Gölgeler ve Suretler”e değindi. “Yeni bir projem var. Finansmanı için çalışıyorum. Üçleme yapmayı düşünüyorum. İlki “Cenneti Beklerken” minyatürdü. İkincisi, “Nokta” hat sanatıydı. Üçüncüsü “Gölgeler ve Suretler” bu coğrafyanın gölge figürleri olacak.”
Ankara’da İtalyan Kültür Merkezi tarafından düzenlenen etkinlikte Türk, İtalyan, Macar ve Portekizli müzisyenleri bir araya getiren “Hattuşa Orkestrası”nın binlerce yıllık müzik aletlerinin bulunduğu orkestrayla verdiği konser büyük ilgiyle karşılandı.
ODTÜ Kemal Kurdaş Salonu’ndaki konsere ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Hititlerin pek bilinmeyen müzik uygarlığını ortaya çıkaran konserde, sanatçılar, Hitit uygarlığının yerel kıyafetleriyle sahneye çıktı. Arkeolojik bulgulardan yola çıkılarak yeniden hayata döndürülen orijinaline çok yakın Hitit çalgıları seyirciyle buluştu.
Yaklaşık 3 bin 700 yıl öncesine ait Hitit çalgıları, ”Dünya’ya seslerini Güneşin Bahçesinden” adlı konserler ile duyurmaya çalıştı. Hititlerin lir, arp, bağlama, kaval, çifte kaval, boru gibi üflemeli aleti, davul, darbuka ve çalparadan oluşan 11 çalgısının nağmeleri 3 bin 700 yıl sonra tekrar müzik severlerin beğenisine sunuldu. Hattuşa Orkestrası’nın Anadolu Türküleri ise izleyenler tarafından uzun süre alkışlandı.
Hattuşa etkinliğinin kültürler arasında anlayışı ve ortak paydaları geliştirmeyi, sürdürülebilir diyaloğu, Avrupa kültür çevreleri arasında güvenilir işbirliğini amaçladığı belirtildi. Hattuşa etkinliği kapsamında, Hititlerin dünya kültür yaşamına sunduğu değerleri konu alan atölye çalışmaları ile sergiler de açılacağı bildirildi.
Hafız Keramettin Temiz, “Gönül Mevsimi” adlı bir albüm çıkardı. Meslek hayatının 15. yılına giren ve halen Aydın’ın Söke ilçesindeki İlyas Bey (Koca Cami) Camii’nde müezzin olan Temiz’in albümünde, dokuz ilahinin yanı sıra bir de sela bulunuyor. Yavuz Kasetçilik’ten çıkan, şu ana kadar yaklaşık bin cd ve 400 kaseti satılan albümün sponsorluğunu ise Sökeli işadamı Mustafa Tuntaş üstlenmiş.
Hafız Keramettin, “Çocukluğumdan itibaren içimde hep müzik sevgisi taşıdım. Söke’ye atandığım 1998 yılından beri yerel televizyon ve radyolarda musiki programları yapmaktayım. sonunda bu çalışmaları albüme dönüştürmeye karar verdik.” dedi.